searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

Filmlerin İyileştirici Gücü: Sinema Terapi

Yoğun ve stresli bir günün ardından battaniyenin altında sıcak çikolatanızı yudumlarken film izlemek günün tüm yorgunluğunu alıyor, değil mi? Kimi günler tek ihtiyaç duyduğumuz şey stresimizi unutturacak, bizi farklı bir duyguyla buluşturacak bir film oluyor. Kendimizi üzgün hissettiğimizde izlediğimiz bir film bazen bir terapi etkisi yaratırken, bazen de çok neşeli olduğumuzda izlediğimiz hüzünlü bir filmle bizi de hüzün sarıyor.

Üzerimizde böyle büyük etkileri olan filmler, Psikoloji Profesörü Gary Solomon’un 1995 yılında yayımladığı ‘’The Motion Picture Prescription’’ adlı eserinden sonra psikologların ve psikolojik danışmanların da terapi seanslarında sıklıkla kullandığı bir araç olmaya başladı.

Sinema filmlerinin depresyon, huzursuzluk, öfke, sinir ve korku temelli bazı psikolojik sorunların tedavisinde kullanılması yöntemi olan sinema terapinin oldukça başarılı sonuçları var. Peki bu süreç nasıl başlıyor ve nasıl işliyor, duygularla örülü filmler nasıl iyileştiriyor, sizler için derledik.

1 - Filmin Belirlenmesi

Sinema terapi seansı kişinin yaşamını yansıtan bir film belirlemekle başlıyor. Bu seanslarda ana amaç danışan kişinin karakterlerle özdeşleşmesini ve yaşadığı güçlükler üzerine içgörü geliştirmesini sağlamak. Sonraki aşama kişinin filmdeki karakterlerin hatalarından ders çıkartarak doğru kararlarından kazanım sağlaması. Son aşama ise bunları bir bütün olarak değerlendirmek, danışan kişinin problemine odaklanmak ve bunu ortadan kaldırmak için alınacak yöntemleri belirlemek oluyor.

2 - Psikoterapi Seanslarında Kullanımı

Günümüzde yüzlerce olgu ile etkinliği ispatlanmış psikoterapiye ek bir tedavi tekniği olan sinema terapi, yurtdışında ve Türkiye’de üniversitelerin klinik psikoloji anabilim dallarında yapılan araştırmalar kapsamında incelenmeye devam ediliyor.

Film terapisinde psikiyatristler, psikologlar, terapistler, akademisyenler, eğitimciler 8-12 kişilik hasta gruplarına, ihtiyaçlarına göre filmler seyrettiriyorlar. İlişkilerindeki sorunlara veya yaşadıkları travmalara uygun temalarda filmler seçiliyor. Gerçekleştirilen seanslarda katılımcıların gösterdikleri gelişmeler uzmanlar tarafından kayıt altına alınıyor.

Seans sonunda, terapist danışana filmle ilgili sorular soruyor. ‘’Filmde en çok hangi karakteri sevdin, sevmediğin bir karakter oldu mu ve sebebi nedir? Filmdeki temel problem neydi ve nasıl çözüldü, sonunu beğendin mi, ne olsa bu son değişirdi?’’

3 - Sinema Terapi Üzerine Araştırmalar

Yakın zamanda yapılan bir araştırma, sinema terapinin gençler üzerindeki pozitif etkilerini ortaya koydu. Terapiler sırasında yaratıcı tekniklere ve olayları betimleyen metaforlara ihtiyaç duyan gençler filmlerle terapi sayesinde problemlerini daha rahat ifade edebiliyor. Bir diğer araştırma sonucuna göre ise sinema terapiyle beraber verilen başa çıkma becerileri eğitimi bireyler üzerinde daha etkili oluyor.

Sinema Terapide hassasiyet gösterilmesi gereken en önemli konulardan biri, hangi hastaya hangi filmin hangi sırayla izlettirileceği. Bunun için belli bir kriter yok. “Sinema: Sinemada Psikolojik Bozukluklar ve Sinema Terapi” kitabındaki yazısında Başak Türküler Aka film seçimini şu şekilde özetliyor: “Terapist, her hastanın durumunu bireysel olarak değerlendirmeli ve ona göre bir seçim yapmalıdır.”

4 - Sinema Terapide kullanılan Bazı Filmler

Psikiyatrist Mustafa Ulusoy’un hastalarına önerdiği filmlerin başında Venedik Taciri ve Dönüş filmleri geliyor. Adalet ve babalık duygularına ilişkin güzel örnekler barındıran bu iki filmi Ulusoy şu şekilde özetliyor:

“Sıklıkla önerdiğim Venedik Taciri, aileden birine, özellikle babalarına karşı yoğun öfke ve nefret duyan hastalara öneriliyor. Bunun sebebi de bu filmde nefret ve öfkenin, bu duyguyu besleyen kişiye ne kadar zarar verebileceğini göstermek. Kült bir Rus filmi olan Dönüş ise, baba-çocuk ilişkisi açısından son derece öğretici sahneler içeriyor. Mesafeli, sert, çocuklarıyla diyalog kurmakta zorlanan babaların seyretmesi için çok uygun bir film.”

*Görseldeki Film: Forrest Gump

Sinema Terapide sıkça başvurulan ve önerilen diğer filmler ise şu şekilde:

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz