searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

İlkbaharda Gezilecek En Güzel 6 Şehir

Doğanın kış uykusundan uyandığı, huzurun ve sakinliğin en çok yakıştığı mevsim olan ilkbaharı, kuş cıvıltıları eşliğinde yepyeni bir yer keşfederek geçirmek istiyorsanız; sizin için hazırladığımız tatil rotalarını not almayı unutmayın. Türkiye’den ve Avrupa’dan seçtiğimiz 6 farklı tatil noktasında da sizleri doğayla iç içe ve huzurlu anlar bekliyor!

 

Kırklareli – İğneada

Zengin doğası, kültürü ve İstanbul’a yakınlığıyla kısa tatil planları için en güzel seçeneklerden biri olan İğneada’ya, daha önce “Kendinizle Baş Başa Kalabileceğiniz Tatil Destinasyonları” içeriğimizde de yer vermiştik.

Ülkemizin en güzel milli parklarından birine sahip olan Kırklareli’nde, ilkbahar ile beraber uyanan doğanın en güzel renklerini bungalovlar arasında veya kamp yaparak keşfedebilirsiniz. İğneada’nın Güney bölümünde Saka Gölü, Deniz Gölü, Hamam Gölü, Pedina Gölü, Mert Gölü, sazlıklar ve longoz ormanları yer alır. Kuzey bölümünde ise Erikli Gölü çevresinde sazlıklar ve longoz ormanları yer alır. Eğer doğa ve ekstrem sporları seviyorsanız trekking, kano turu, kürek, off-road, moto-cross gibi pek çok aktivite yapabilirsiniz.

Longoz çevresindeki Fransız Feneri, Merdiven Şelalesi, Ceneviz Kalesi, Zindandere Şelaleleri, Demirköy, Dupnisa Mağarası gibi yerleri de ziyaret etmenizi öneririz.

Tüm bunların yanında “dönerken sevdiklerime ne almalıyım?” derseniz, İğneada’nın meşhur organik balını önerebiliriz. Zengin faunası sayesinde, çok lezzetli ve şifalı bir bal çeşidine sahip olan İğneada’da, Rumeli mutfağına özgü pek çok geleneksel yemeğini de oraya kadar gitmişken denemeden dönmemelisiniz!

 

Muğla – Datça

Ülkemizin en güzel, en huzurlu ve sakin tatil noktalarından biri olan Datça’ya, Muğla Milas Havalimanı’ndan yaklaşık 160 km’lik bir yolculuk sonrasında ulaşabilirsiniz. Oksijen bakımından Dünya’nın ikinci, Türkiye’nin de en zengin bölgesi olan Datça ile ilgili ünlü tarihçi Strabon şöyle demiş: “Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse, Datça Yarımadası’na bırakır.”

Bir kısmı Akdeniz’e, bir kısmı Ege Denizi’ne bakan Datça’da, 52 koy bulunuyor. Eşsiz doğası ve büyüsü bozulmamış sahilleriyle size sakinlik sunacak Datça’da, Eski Datça ve burada bulunan Can Yücel’in evi, Knidos Antik Kenti, Kızlan Köyü ve Kızlan Değirmenleri, Palamutbükü, Sevgi Yolu, Gebekum Tabiat Parkı, Tarihi Yel Değirmeni gibi yerleri gezebilirsiniz. Hava şartları uygunsa, mutlaka tekne turu yapmanızı öneririz.

Datça’ya kadar gitmişken Ege mutfağının birbirinden nefis yemeklerini deneyebilir, sevdikleriniz için reçel ve zeytinyağı gibi hediyeler alabilirsiniz.

 

Sinop – Gerze

Sinop’un Kuzeydoğu kıyısında yer alan Gerze’nin tarihi, yapılan araştırmalara göre antik çağa kadar uzanmaktadır. Türkiye’nin en kuzeyinde yer alan ve tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan bu liman kenti, sakin bir tatil geçirmek isteyenler için oldukça iyi bir alternatif. Ülkemizin en temiz havaya sahip 14. yerleşim yeri olan Gerze’de, hem denize girip hem de pek çok tarihi ve doğal güzelliği keşfedebilirsiniz.

Peki “Gerze’de nereleri görmeliyim?” diye merak ediyorsanız şöyle sıralayabiliriz: Şahin Tepesi, Yakup Ağa Konağı, Çeçe Sultan Türbesi, Gerze Feneri, Saklıköy Şelalesi, Acısu Çeşmesi, Hamsilos Koyu, İnaltı Mağarası, Akgöl Yaylası mutlaka gezmeniz gereken noktaların başında geliyor.

1992 yılında Rusya’da kaldığı havuzdan kaçıp Gerze’ye gelen ve kısa sürede halkın sevgisini kazanan Beyaz Balina Aydın’ın heykelini ise aynı isimli parkta görebilirsiniz. Ayrıca Gerze’ye kadar gitmişken Sinop’un meşhur Sinop mantısı, nokul, keşkek, Gerze pidesi gibi yerel tatları da keşfedebilirsiniz.

 

Hollanda – Keukenhof

Eğer ilkbaharın tadını yurt dışında, farklı bir rotada çıkarmak isterseniz, Hollanda’nın lale bahçelerini gezmek iyi bir seçenek olacaktır! Tüm dünyanın en güzel bahar bahçesi olarak kabul edilen Keukenhof, Mart sonundan Mayıs sonuna kadar 8 hafta boyunca ziyaret edilebilir.

Binlerce farklı laleyi ve farklı konseptlerde hazırlanmış bahçeleri gezerken, birbirinden keyifli etkinliklerle tatilinizi güzelleştirecek bu bahçenin tarihi 15. yüzyıla dayanmaktadır. İlk başlarda meyve sebze yetiştirmek için kurulsa da, bugün tam 32 hektarlık alanda 800 farklı tür laleyi görebileceğiniz bir park haline gelmiştir.

Parkta birbirinden güzel bahçelerin yanı sıra yapay su kanalları, havuzlar, gurme restoranlar, sergi salonları da sizleri bekliyor olacak. İlk açıldığı günden beri yaklaşık 200.000 bin kişinin ziyaret ettiği bu bahçeden dönerken, sevdikleriniz için hediyelik eşya mağazalarından hatıralar satın alabilirsiniz.

 

İtalya – Toskana

İtalya’nın masalsı güzelliğe sahip şehri Toskana denince akla yemyeşil ağaçların arasında yeşil ve sarıya boyanmış tepeler, zeytin bahçeleri, üzüm bağları ve birbirinden güzel yemekler gelir… Doğanın tüm güzelliklerini yalnızca bir tepenin üzerinden gün batımında seyredebileceğiniz bu romantik şehir, gurme lezzetlerden vazgeçemeyenler için en güzel rotalardan biri olabilir.

Eğer gezinizde, kartpostallardaki kadar güzel manzaraları seyretmek istiyorsanız tercihinizi Val d’Orcia Bölgesi’nden yana kullanmanızı öneririz. Toskana’da yer alan Pisa, Siena ve Floransa’nın hem kırsal bölgelerinde hem de şehir merkezlerinde gezebileceğiniz pek çok yer sayabiliriz. Pisa Kulesi, Floransa Katedrali, Orta Çağ’dan kalma Ponte Vecchio Köprüsü, Veccihio Sarayı, Santa Croche Bazilikası gibi tarihi yerleri görmenizi öneririz.

Eğer daha çok kırsal kesimlerde vakit geçirmek isterseniz en güzel manzaraları seyredebileceğiniz Asciano, Pienza, Castiglione d’orcio gibi yerleşim yerlerini ziyaret edebilirsiniz.

 

Yunanistan – Alexandroupoli

Komşu ülkemiz Yunanistan’ın sınır kasabası olan Dedeağaç yani Alexandroupoli, özellikle hafta sonu veya 2-3 günlük kaçamaklarda kafa dinlemek isteyenler için çok uygun bir yer! İstanbul’dan otobüsle 5-6 saat gibi bir sürede ulaşabileceğiniz Dedeağaç’ta; bize pek de yabancı olmayan nefis yemekler, huzurlu sahiller ve tarihi ve doğal güzellikler sizleri bekliyor olacak.

Yunanlıların vazgeçilmezi olan Frappe eşliğinde serinlerken, şehrin simgesi olan deniz fenerini ziyaret edebilirsiniz. Şehrin en meşhur caddesi olan Demokratias Caddesi’nde mağazaları gezebilirsiniz.

Eğer denize girmek istiyorsanız Makri, Ocean 6 Beach ve Aya Yorgi plajlarını ziyaret edebilirsiniz.

Tabi finalde oraya kadar gitmişken deniz ürünlerinden mezelerine kadar Yunan mutfağını keşfetmeden gelmemenizi öneririz!

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz