searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

Müze Günü’nde Gezilecek 5 Müze Önerisi

Gezerken hayranlık uyandıracak, farklı duygular yaşatacak ve tarihte gezintiye çıkaracak müze önerilerimiz ile sizlerleyiz!

Geçmişin Günümüze Getirdikleri: Müzeler

Kültürel sermayeyi geliştirebilmenin en güzel yollarından birisi de kuşkusuz yaşadığımız şehirlerdeki müzeleri ziyaret etmek.

Konseptine göre yüzlerce, binlerce ve hatta on binlerce yıl öncesinde yaşananları, yapılanları görebilmemizi sağlayan, bugünkü medeniyetin oluşmasında hangi yollardan geçildiğini gösteren müzelerin önemi şüphesiz çok fazla.

Bilindiği üzere her yıl 18 Mayıs günü Uluslararası Müze Günü olarak kutlanıyor. 1977 yılında ilk kez kutlanan Uluslararası Müze gününe ülkemiz de 1982 yılından bu yana eşlik ediyor.

Her yıl farklı bir temayla kutlanan Uluslararası Müze Günü’nün 2022 yılı için belirlenen teması “Müzelerin Gücü” oldu. Ülkemizin de uluslararası çapta pek çok müzeye ev sahipliği yaptığını düşündüğümüzde 18 Mayıs tarihinde gezilebilecek 5 önemli müzeye değinmemek olmaz!

 

Anadolu’nun Tarihini Sergiliyor: Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Ankara’nın tarihi dokusuyla meşhur semti Altındağ’da bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ve müze denince akla ilk gelenlerden birisi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün merkezde bir Eti merkezi kurulması fikrine yönelik olarak memleketin dört bir yanından toplanan eserler bu müzede sergileniyor. Anadolu Medeniyetleri Müzesi aynı zamanda Ankara’nın ilk müzesi olma özelliğini taşıyor. 1997’de “Avrupa’da Yılın Müzesi” seçilen bu müzede Üst salonda Paleolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı, Frig Krallığı, Geç Hitit Krallığı, Urartu Krallığı, ve alt salonda ise Çağlar Boyu Ankara ve Klasik Devirler bölümleri yer alıyor.

Ankara’nın meşhur kalesine de oldukça yakın olan bu müzeyi ziyaret ettikten sonra civardaki diğer müzeleri gezebilir, şehrin manzarasını kale boyunca seyredebilirsiniz.

 

Bir Dönemin İletişimi: PTT Pul Müzesi

Uluslararası Müze Konseyi, 2022 yılının temasını “Müzelerin Gücü” olarak belirlemişken bazı tematik müzelere de değinmeden geçmek olmaz.

Ankara’da bulunan ve bir kültür merkezi olma özelliği taşıyan PTT Pul Müzesi de kuşkusuz bu müzelerden birisi. Modern müzecilik anlayışı ile tasarlanan binada Dünya Pulları, Osmanlı Devleti Pulları, Anadolu Hükümeti Pulları, Türkiye Cumhuriyeti Pulları ve 7 ayrı temadan oluşan Tematik Pullar gösteriliyor. Ayrıca; Geçmişten Günümüze Posta, İstiklal Harbinde PTT ve Nostaljik PTT alanları da müzede gezebileceğiniz bölümler.

Kimilerimizin hayatında önemli yer kaplayan, kimilerimizin de büyüklerinden dinleyerek aşina olduğu mektuplarda kullanılan bu pulların ne kadar çeşitli olduğunu gördüğünüzde gözlerinize inanamayabilirsiniz!

 

İhtişamın ve Tarihin Birleşimi: Topkapı Sarayı

Dünya’nın en büyük kentlerinden biri olan İstanbul, yaşadığı haliyle bir müze olarak belirtilebilir ama bu güzel şehrin ev sahipliği yaptığı müzelerin hemen hemen hepsi ayrı ayrı saatler geçirilecek nitelikte. Topkapı Sarayı şahane mimarisi, bulunduğu konumu ve şehirle olan ortaklığı sayesinde bu müzeler arasında öne çıkıyor.

Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında kalan tarihî İstanbul Yarımadası’nda bulunan saray, İstanbul’un ikonik yapılarından biridir. İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’ten Sultan Abdülmecid’e kadar aralıksız biçimde hanedanın evi olan Topkapı Sarayı 3 Nisan 1924’ten bu yana müze olarak kullanılıyor.

Cumhuriyet tarihimizin ilk müzesi olan Topkapı Müzesi, içinde bulundurduğu yapılar, göz kamaştırıcı mimarisi, koleksiyonları ve devasa arşivi ile bu alanda global ölçekte bir müze olarak değerlendiriliyor.

 

İstanbul’a Buradan Bakın: Rumeli Hisarı Müzesi

İstanbul deyince Fatih Sultan Mehmet demeden geçmek mümkün değil. Boğaziçi’nden geçen gemileri kontrol etmek maksadıyla 1452 tarihinde yapımına başlanan Rumeli Hisarı aynı yılın ağustos ayında tamamlandı.

Fetihten sonra ilk olarak hapishane şeklinde kullanılan Rumeli Hisarı, yangınlardan kaynaklı tahrip olduktan sonra III.Selim tarafından tamir ettirildi. 1953 yılında kapsamlı bir restorasyona giren Rumeli Hisarı Müzesi’nde başta fetihte kullanılanlar olmak üzere Osmanlı dönemine ait gülleler, II. Beyazıd dönemine ait toplar ve Geç Dönem Osmanlı topları, Doğu Roma İmparatorluğundan günümüze ulaşan çeşitli taş eserler ile Haliç zincirinden oluşan koleksiyona sahiptir.

Mis gibi kokan şahane bahçesi, üç farklı seyir terası ve dünyanın en güzel manzaralarından birisiyle Rumeli Hisarı Müzesi günümüzde de güzelliklerini sunuyor.

 

Tarihin Eşsiz Gücü: Zeugma Mozaik Müzesi

Ülkemiz kelimenin tam anlamıyla bir kültür beşiği ve bu güzel coğrafya binlerce yıldan bu yana pek çok farklı kültüre ev sahipliği yaptı.

Bu kültürlerin en etkileyici eserlerini bıraktığı şehirlerden biri olan Gaziantep, mozaik konusunda dünyanın sayılı eserlerini barındıran Zeugma Mozaik Müzesi ile gurur duymaya devam ediyor. 2014’te Hatay Arkeoloji Müzesi açılana kadar “dünyanın en büyük mozaik müzesi” olma unvanını taşıyan Zeugma Mozaik Müzesi 2011 yılından bu yana hizmet veriyor.

İki bin yıllık mozaiklere ev sahipliği yapan bu müzenin sahip olduğu teknolojiler sayesinde hem koruma hem de hem de eksik parçaları tamamlama konusunda ayrı bir güce sahip olduğunu belirtmek gerekiyor.

Gaziantep’in simgesi haline gelen Çingene Kızı Mozaiği, Leonardo Da Vinci’nin eşsiz eseri Mona Lisa’daki teknikleri andıran tekniklere sahip olmasıyla büyük bir ün kazandı. Okeanos ve Tetis gibi tanrıçaların mozaiklerden, Doğu Roma Dönemi’ne ait kiliselerin taban mozaiklerine kadar pek çok önemli eseri barındıran bu müze gerçekten heyecan verici!

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz