searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

Prestijli Festivallerde Ödül Almış Yerli Filmler

Türk sineması gerek arka plandaki kültürel zenginliği ile gerekse ülke coğrafyasının imkan verdiği harika görüntüler ile daima dünya sinema çevrelerince ilgiyle takip edilmiştir. 60’lı yıllardan itibaren birçok Türk yönetmen ve yerli film dünyada hatırı sayılır mecralarda, organizasyonlarda kendine yer bulmuştu. Son yıllarda ise Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz gibi kült yönetmenler ve yeni nesil başarılı yönetmenler sayesinde, Türk sineması yurt dışında sık sık gündeme geliyor.

Mutlaka izlemeniz gerektiğini düşündüğümüz, sanatsal açıdan tüm dünyada ses getirmiş ve prestijli festivallerden ödül almış bazı yerli filmleri sizin için sıraladık:

SUSUZ YAZ / METİN ERKSAN (1963)
Metin Erksan’ın çektiği Susuz Yaz, Necati Cumalı’nın aynı isimli kitabından uyarlanmış. Su için, kaynaklarını arazisinde bulunduran Hasan ve Osman adındaki iki kardeşe muhtaç köylülerin politik ve sosyolojik alt metinlerle dolu çekişmesini izlediğimiz film, Ege’nin bir köyünde geçiyor. Politik göndermeleri nedeniyle uzun süre ülkemizde gösterimi yasaklanmış filmin ilk gösterimi 1964 Berlin Film Festivali’nde yapılmış ve film festivalden Altın Ayı ile dönmüş. Aynı yıl Oscar Ödülleri için Türkiye’nin Yabancı Dilde En İyi Film aday adayı seçilmiş.

YOL / YILMAZ GÜNEY, ŞERİF GÖREN (1982)
Yol’da Yılmaz Güney, İmralı Yarıaçık Cezaevi’nden bayram için evlerine gönderilen 5 mahkumun hikayesi içinde Seyit’inkine odaklanır. Köydeki karısı Zine’nin, o yokken kocasını aldattığı için törelere göre cezası ölümdür. Başından beri karısını öldürmeye karşı olan Seyit dondurucu soğukta ve karda Zine’yle bir ölüme karşı bir yolculuğa çıkar. Filmle ilgili en ilginç detay ise çekimler sırasında hapiste olan Yılmaz Güney’in tüm direktifleri Şerif Gören’e vererek filmi hapishaneden yönetmesi. Büyük bir işbirliği ve emek sonucu ortaya çıkan bu film Yılmaz Güney’in başyapıtı kabul edilir. Kurgusu Fransa’da yapılan film Cannes Film Festivali’ne yetiştirilmiş ve o yıl Altın Palmiye’yi kazanmış.

ÜÇ MAYMUN / NURİ BİLGE CEYLAN (2008)
Uluslararası sinema camiasında yaptığı hemen her filmle saygınlık kazanmış ve ses getirmiş Nuri Bilge Ceylan’ın, 2008 yılında gösterime giren filmi Üç Maymun, Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ödülü ile döndü. Muhalefet partisinden aday iş adamı Servet ıssız bir yolda ölümle sonuçlanan bir araba kazası yapar. Kazanın sorumluluğunu üstlenmesi için şoförü Eyüp’ü ikna eder. Bu olayın bir aile trajedisini beraberinde getirdiği film, psikolojik çözümlemeleri ve bunları ekrana yansıtma biçimiyle Nuri Bilge Ceylan’ın en iyi filmlerinden biri olarak gösteriliyor.

BAL / SEMİH KAPLANOĞLU (2010)
Yusuf Üçlemesi’nin üçüncü filmi Bal’da Semih Kaplanoğlu, bizi diğer filmlerde izlediğimiz baş karakter Yusuf’un çocukluğuna götürüyor. Kasvetli bir ormanın içinde arıcılık yapan Yusuf’un babası bir gün ormana girer ve geri gelmez. Babasının gidişiyle içine kapanık bir çocuğa dönüşen Yusuf bir gün babasını aramaya ormana gitmeye karar verir. Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönen Bal, otoritelerce Türk sinemasının en önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.

TEPENİN ARDI / EMİN ALPER (2012)
Tepenin Ardı
’nda Emin Alper, bir aile trajedisi üzerinden sorunlarıyla yüzleşmek yerine bir düşman ve günah keçisi yaratan egemen erkek kültürünü mercek altına alıyor. Nusret iki oğlunu alıp dedelerinin çiftliğine götürür. Zafer asker dönüşü bunalımından kurtulamamış ve içine kapanmışken kardeşi onun tam tersidir. Bir gece nerden geldiği belli olmayan bir silah sesi ve sonrasında yaşananlar çiftlikteki huzuru tamamen bozacaktır. Emin Alper ilk uzun metraj filmi olan Tepenin Ardı ile, 62. Berlin Film Festivali Cailgari ödülüne değer görülmüştü.

YERALTI / ZEKİ DEMİRKUBUZ (2012)
Zeki Demirkubuz
’un, Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabından esinlenerek kurguladığı Yeraltı, bireyin varoluşsal sorunlarını irdeleyen bir film. Muharrem kendini nefret ettiği eski arkadaşlarının akşam yemeğine zorla davet ettirir. Bu yemek ile birlikte eski defterlerin açılmasıyla utanç dolu hesaplaşmalarla karşı karşıya kalırlar. Zeki Demirkubuz Yeraltı ile İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülüne, Engin Günaydın ise En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine değer görülmüştü.

KELEBEKLER / TOLGA KARAÇELİK (2018)
Yolları yıllar önce ayrılan 3 kardeş, bir gün babalarından gelen ve acilen köye gelmeleri gerektiğini söylediği bir telefonla bir araya gelir. Kardeşlerden en büyüğü Cemal onları alır ve nedenini bilmedikleri bir yolculuğa çıkarlar. Üç kardeş köye gittiklerinde ise babalarının öldüğünü öğrenirler. Babaları, köyün acayipliklerinden biri olan kelebeklerin gelişinde gömülmeyi vasiyet etmiştir. Tolga Kareçelik’in ülkede ve uluslararası sinema çevrelerinde epey ses getiren, fantastik detaylara muzipçe yer verdiği Kelebekler, Sundance Film Festivali’nden En İyi Film ödülü ile dönmüştü.

tags Etiketler: Film, Sanat, Sinema, Yaşam

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz