searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

Büyük Resmi Görmek

Sanat tarihinde ürettiği eserlerle ve o eserlerin hikayeleriyle unutulmaz hale gelen pek çok sanatçı vardır… Kendi hayatlarındaki trajediler, bulundukları dönemin şartları ve o eserleri yüzyıllar sonra dahi merak unsuru haline getiren gizemler…

Sanat tarihinin en bilinen ve hikayeleriyle merak uyandıran tablolarından seçtiğimiz bu 3 eserin okumasıyla, sanat tarihinde kısa bir yolculuğa hazır mısınız? Yazımızı okuduktan sonra gözlerinizi kapatın ve o tabloların resmedildiği anı hayal edin…

Google Art & Culture Nedir? Nasıl Kullanılır?
Google Art & Culture; platformda yer alan dünyaca ünlü müzelerin barındırdığı sanat eserlerinin yüksek çözünürlüklü olarak halka erişiminin sunulduğu online bir mecradır. 2017’de Google tarafından Londra’daki Tate Gallery başta olmak üzere 17 uluslararası müzenin iş birliğiyle başlayan bu proje, şuanda 70 ülkeden 1500 kurum ve 6 milyondan fazla görüntüyü barındırıyor.

Mecrada sanatçıların fikirleri ve sanat eserlerini ‘Keşfet’ bölümünden, tanınmamış kahramanların hayat hikayelerini ‘Dikkat Çekenler’ bölümünden keşfedebilirsiniz. Platformun en güzel özelliklerinden biri, zamana ve renge göre de sanat eserlerini inceleyebilirsiniz. Sanat eserlerinin renk paletlerini dahi keşfedebilirsiniz.

Sanat eserleri arasındaki nesne, stil, zaman farklılıkları bağlamını keşfetmenize olanak sağlayan Google Arts & Culture sanat öğrencileri için de eşsiz bir kaynak olarak karşımıza çıkıyor.

Google’ın sokak görünümü teknolojisinin alt yapısını kullanan ‘Street View’ özelliğiyle müzeleri gezebilirsiniz, tablolara yakından bakabilirsiniz. ‘İnceleyin’ özelliği ise 360 derece videolar aracılığıyla müzeleri detaylı olarak incelemenizi sağlıyor.

Daha pek çok özelliğe sahip olan Google Art & Culture aracılığıyla, kendi sanal serginizin küratörü bile olabilirsiniz. Google hesabınız ile giriş yaptıktan sonra sevdiğiniz eserleri kaydedip sanal sergi düzenleyebilirsiniz. Serginizin bağlantısını ise sosyal medya ve çevrimiçi platformlarda arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

 

Vincent Van Gogh – Arles’daki Yatak Odası

Hollandalı art izlenimci ressam Vincent Van Gogh, Batı sanat dünyasının en tanınmış ve etkili isimlerinden biridir. Yaklaşık 10 yıllık sürede 860 adet yağlı boya tablonun da yer aldığı 2.100 adet kadar resim ve çizim yapmıştır. Bunların arasında manzaralar, natürmortlar, portreler ve otoportreler bulunmaktadır. 37 yaşında yıllardır süren psikolojik rahatsızlığı ve yoksulluğun ardından intihar ederek yaşamına son vermiştir. Kimilerine göre ise bu bir intihar değil, cinayettir.

Oldukça sessiz ve saygılı bir karakter olan Van Gogh, dünyaya pek çok eser bıraktı fakat eserleri arasında en çok bilineni ‘Arles’daki Yatak Odası’ diyebiliriz. Tuval üzerine yağlı boya ile yapılan bu eser bugün Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi’nde sergilenmektedir. Van Gogh bu eserin ilkini 1888 tarihinde yaptıktan sonra iki versiyonunu daha yapmıştır.

Peki bu tablonun hikayesini hiç merak etmiş miydiniz? Van Gogh Arles’daki evine taşındıktan sonra dönemin ressamlarından Paul Gauguin’i birlikte çalışmak için kaldığı yere davet eder. Misafirini beklerken uygun bir ortam hazırlamak ve yeteneğini sergilemek için duvarlara kendi tablolarını asar. Eserde gördüğünüz eserler yine Van Gogh’a ait eserlerdir. Bunlara ek olarak yatağın yanındaki duvarda ressamın arkadaşları olan Eugène Boch ve Paul-Eugène Milliet'nin portresi yer almaktadır. Yatağın arkasındaki resim ise Kayalıklar ve Meşe Ağacı'dır. Tablodaki çoğu nesneler çiftler halinde resmedilmiştir. Bu da Van Gogh'un Gauguin'i bekleyişinin yansımasıdır.

Eserde de görüldüğü gibi Van Gogh’un odası oldukça basit ve temel eşyalardan oluşan bir oda. Van Gogh odasını kardeşi Theo’ya yazdığı mektupta da şöyle tarif etmiştir: ‘Sevgili Theo, odayı gözlerinde canlandırabilmen için bir krokisini yolluyorum. Beni sorarsan, iyiyim. Gözlerimin yorgunluğu sürse de yeni düşüncemi kafamda planlamaya ve sana anlatmama mani olamadı. 30 numara tuvale yapılmış bir tablo daha. Bu kez söz konusu sadece yatak odam, rengin her şey kabul edildiği ve sadeliği kadar nesnelerin de tarzları bakımından yüceldiği bu resim insanda dinlenme ve daha da ötesi uyuma isteği doğuruyor. Tek sözcükle, resme baktığında beynin ve imgelemin dinlenecek. Duvarlar soluk mor. Zemin kiremit rengi. Yatağın ve iskemlelerin ahşabı taze tereyağı renginde. Yastıklar ve çarşaf yeşilimsi limon rengi. Battaniye cırtlak kırmızı. Küçük masa turuncu, üzerindeki leğen ise mavi. Kapılar leylak rengi. Hepsi bu, kepenkleri kapalı olan bu odada başka bir şey yok. Mobilyaların çizgileri de salt dinlenceyi vurgulamalı. Tablolardan iskemlelere kadar her birinin kendine özgü bir karakteri var. Örneğin yatağın sağlam yapısı dayanıklılığı ve huzuru yansıtmakta. Duvarda asılı portreler, ayna, havlu ve birkaç elbise. Çerçeveye gelince, resimde hiç beyaz olmadığına göre, beyaz olmalı. Yakalaması zor olan huzura meydan okumak uğruna bunları yapmalıydım. Konu üstüne daha da çalışacağım, ama konseptin ne denli basit olduğunu görüyorsun. Gölgeleri de yok ettim, resim adeta bir Japon estampına dönüştü.’

https://artsandculture.google.com/asset/the-bedroom-vincent-van-gogh-dutch-1853-1890/rgHdFPzCeCfnxQ

 

Frida Kahlo – İki Frida (The Two Fridas)

Günümüzde en tanınmış ressamlardan bir diğeri ise çarpıcı eserleriyle ve otoportreleriyle akıllara kazınan Frida Kahlo… Trajik yaşamı ve politik görüşleriyle tanınan Frida, altı yaşındayken geçirdiği çocuk felcinden sonra engelli kalmıştır. Bu engeliyle baş etmesini bilen Frida, genç yaşında dönemin en iyi eğitimini veren Ulusal Hazırlık Okulu’nda okumuştur. Burada aldığı eğitimle beraber sanat, edebiyat ve felsefeye yönelmiştir. 17 Eylül 1925 yılında geçirdiği otobüs kazasında tramvay demirlerinden biri Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştır. Geçirdiği kaza sonrası tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçen Frida tam 32 kere ameliyat olmuştur ve 1954 yılında kangren sebebiyle bacağını kaybetmiştir. Bu zorlu yaşamının içerisinde 1929 yılında yaşadıkları büyük aşk sonucu Diego Rivera ile evlenen Frida, 13 Temmuz 1954 yılında yaşamını kaybetmiştir.

Bu zorlu yaşamını ve tüm zorluklara rağmen hiç bitmeyen tutkularını tablolarına yansıtan Frida’nın en önemli eserlerinden biri ‘İki Frida’dır. Tabloda hem fiziksel yaralarını hem de psikolojik yaralarını tasvir eden iki farklı Frida görüyoruz. Yan yana oturan ve el ele tutuşan Frida’lar birbirinden çok farklı bir görüntü çiziyor. Frida’lardan birinin üzerinde beyaz bir Victoria dönemi elbisesi görüyoruz, diğerinde ise geleneksel bir Meksika elbisesi var. İlginç detaylardan bir diğeri ise, iki Frida’nın da ellerinde tuttuğu objeler. Meksikalı Frida’nın elinde kocası Diego Rivera’nın küçük bir portresini, diğer Frida’da ise bir makas görüyoruz. Diego’nun resminden başlayan damar beyaz elbiseli Frida tarafından kesiliyor. Bu elbisenin üzerine damlayan kanlar ise Frida’nın geçirdiği ameliyatları, düşürdüğü çocuklarını ve Diego ile ayrılığını temsil ediyor.

Her iki Frida da damar yoluyla birbirine bağlı fakat kalpleri görebileceğiniz üzere oldukça farklı… Meksikalı Frida’nın büyük ve Diego ile dolu bir kalbi var fakat beyaz elbiseli Frida’nın kalbi daha küçük, kesiklerle dolu…

Tablodaki son önemli detay ise arka planda yer alan gökyüzünün aşırı karanlık bulutlar ile dolu olması… Burada fırtınalı gökyüzü Frida’nın iç dünyasında yaşadığı kavgaları ve kargaşayı simgeliyor.

https://artsandculture.google.com/story/the-two-fridas-1939/_wJCem8xJOWKLw

 

Johannes Vermeer – İnci Küpeli Kız

Evlerin içindeki gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla tanınan Hollandalı Barok Ressam Johannes Vermeer’in şüphesiz ki en popüler eseri İnci Küpeli Kadın… Yaşamı boyunca başarılı, taşralı bir ressam olarak bilinen Vermeer, az tablo ürettiği için zengin olamamıştır. Vermeer parlak renkler, peygamber çiçeği mavisinden sarıya kadar pahalı boya maddeleri kullanarak resim yapmıştır.

Tablolarındaki başarılı ışık kullanımı, açık bir sevgi teması ve aşk hastalığı dikkat çeker. Onun eserlerinde kusursuz bir dünya görmeniz mümkün, halbuki kendi hayatı hiç de öyle değildi…

1902’den beri Lahey’de, Mauritshuis’te sergilenen İnci Küpeli Kız eseri, 2006’da Hollanda halkı tarafından Hollanda’nın en güzel tablosu olarak seçilmiştir. Egzotik bir elbise, oryantal bir türban ve küpe olarak çok büyük bir inci olduğu düşünülen aksesuar ile Avrupalı bir kız resmedilmiştir. Bu eserin en büyük gizemlerinden biri olan inci küpelerle ilgili de pek çok tartışma gerçekleşmiştir. 2014'te Hollandalı astrofizikçi Vincent Icke, küpenin malzemesiyle ilgili şüphelerini dile getirdi ve aynasal yansıma, armut şekli ve küpenin büyük boyutu nedeniyle inciden çok cilalı kalay gibi göründüğünü savundu.

Kuzeyin Mona Lisa’sı veya Hollandalı Mona Lisa olarak adlandırılan eserin odak noktası olan bu genç kadın; 17. Yüzyılın ortalarında Hollanda’da yaşayan babası bir iş kazası sonucu kör olunca, ailesinin geçimini sağlamak için Johannes Vermeer’in evinde işe başlar. Temizlikçi olan çalışan genç kadın, ressamın atölyesini temizlerken boyaları karıştırmayı öğrenir. Vermeer’in kıza olan ilgisi, ailesinin kıskançlığına sebep olur ve bir düşmanlık başlar. Bir gün ailenin varlıklı yakınlarından biri Vermeer’den bir tablo sipariş eder ve tabloda yer alan model evin hizmetçisidir. Vermeer bu tabloyu bir türlü bitiremez, bir eksik olduğunu düşünür ve arar durur. Bir gün fark eder ki bu eksiklik, karısının inci küpeleridir. Sonunda tablo biter ve karısı bunu öğrenince hizmetçiyi hemen evden kovar. Bu öykü de bu şekilde son bulur.

Bir insanın yaşamındaki tüm gizemleri, aşkı, estetiği barındıran bu tablonun hikayesi yarattığı bu sansasyon sebebiyle hala merak uyandırmaktadır…

https://artsandculture.google.com/asset/girl-with-a-pearl-earring-johannes-vermeer/3QFHLJgXCmQm2Q

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz