searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

Dijital Çağın Yeni Hastalıklarıyla Tanışın!

İnternetiniz olmadığında veya telefonunuzun şarjı bitip dijital dünyadan bir an için koptuğunuzda nasıl hissediyorsunuz? Eğer kendinizi gerçek anlamda stresli, huzursuz ve tedirgin hissediyorsanız siz de dijital çağın getirdiği yeni hastalıklardan birine sahip olabilirsiniz!

Selfie çekme hastalığından, internet bağımlılığına kadar belki de yeni tanışacağınız bu hastalıkların pek çoğu günlük hayatta yaşadığınız ve farkında olmadığınız durumlar olabilir! Eğer siz de bunlardan bazılarını hissediyorsanız ve kendi kendinize yenemiyorsanız, bir uzmandan yardım almayı düşünebilirsiniz. Hazırsanız, önce bu hastalıkları birlikte keşfedelim!

Nomofobi

Kişinin cep telefonunu kaybetme veya ona erişememe korkusuna nomofobi denir. Resmi bir psikiyatrik durum olarak tanınmasa da günümüzde en sık yaşanan dijital hastalıklardan biridir.

Nomofobiye sahip insanlar telefonlarının şarjı azaldığında veya telefonlarına ulaşamadıklarında, bir dizi semptom yaşarlar. Baş dönmesi, artan kalp hızı, kan basıncı, kaygı, mide bulantısı, titreme, baş dönmesi, depresyon bunlardan bazılardır. Henüz DSM-5’de (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) yer almasa da tanı kriterlerine dayalı bir fobidir. Eğer benzer bir probleme sahipseniz ve kendi kendinize çözemiyorsanız, mutlaka bir uzmandan destek almanızı öneririz.

Netlessfobi

Bugün internet hayatımızın olmazsa olmazlarından biri… Hatta pek çoğumuz için işimizin büyük bir parçası. Netlessfobi hastaları için ise internet kişinin kendisinden bir parça gibidir ve kişi internete karşı çok güçlü bir bağımlılık taşır.

Netlessfobi hastaları internet olmadığında çok kötü hissederler, bu yüzden bireyler internetsiz ortamlardan kaçınırlar. Hatta öyle ki, bu kişiler yüz yüze iletişimden kaçınıp sanal ortamda sosyalleşirler. Burada bağımlılık aşırı internet kullanımı olarak değil, internetsiz kalamamak olarak açıklanabilir.

Netlessfobinin en önemli belirtileri; kişinin aynı anda üçten fazla internete bağlı cihaz kullanması, gittiği mekanlarda internet olmasına özen göstermesi, en az 8 saat online olması, internete bağlı olmadığında hayatın durduğunu düşünmesi, gece uyurken de internete bağlı bir cihaza yakın olması…

FoMo

2013 yılında Oxford İngilizce Sözlüğü’ne eklenen FoMo, yani Fear of Missing Out; kişinin kaçırdığı duygulara karşı hissettiği huzursuzluk ve kaygı olarak açıklanabilir. Özellikle hayatının büyük kısmını sosyal medyada paylaşan gençler, akranlarının yaşantısıyla kendi yaşantısını kıyasladığında kendini çok kötü hissedebilir.

Bu hastalık sebebiyle özellikle genç yaştaki bireyler sosyal medyada gördüğü fenomenlerin yaşantısına imrenir ve kendilerinin yeteri kadar eğlenmediğini, yeteri kadar güzel olmadığını, yeteri kadar zayıf olmadığını düşünebilir.

Sadece yetersizlik değil, kişiler interneti yeteri kadar takip etmediklerinde gelişmeleri kaçırmaktan korktuğu için de rahatsız hissedebilir. Bu yüzden sürekli olarak sosyal ağları kontrol ederler ve çok fazla vakit geçirirler.

WhatsAppitis

Nintendinitis adı verilen hastalık ilk olarak 1990 yılında tanımlanmıştı ve o zamanlar oyun oynamaya çok düşkün çocuklarda ve yetişkinlerde görülüyordu. Cep telefonlarının da yaygınlaşmasıyla beraber mesajlaşma sebebiyle insanlarda görülen bilek ağrısı, günümüzün en yayın hastalıklarından biridir ve yeni adı da WhatsAppitis olmuştur.

WhatsAppitis terimi ilk kez 2014 yılında bir tıp dergisi olan The Lancet’te kullanılmıştır. 6 saat boyunca 130 gram ağırlığındaki telefonunu tutan hastanın bileklerinde bir ağrı oluşmuş. Bilateral bilek ağrısı tanısının sebebi WhatsAppitis imiş ve tedavi için hasta tamamen telefondan uzak tutulmuş.

Selfitis

Selfitis, özsaygı eksikliğini gidermek ve kişinin içindeki boşluğu doldurmak amacıyla kendi başına fotoğraf çekmesi ve bunları sosyal medyada çok fazla paylaşmasıdır. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), selfie çekmenin zihinsel bir sağlık sorunu olduğunu onaylamıştır ve APA’ya göre selfitis şu şekilde sıralanır:

1- Borderline selfitis: Kişinin günde en az üç kez selfie çekmesi ama sosyal medyada paylaşmamasıdır.

2- Akut bencillik: Günde en az üç kez kendi kendine fotoğraf çekmesi ve bunları sosyal medyada paylaşmasıdır.

3- Kronik bencillik: Kişinin günde altı defadan fazla kendi fotoğrafını çekmesi ve sosyal medyada paylaşmasıdır.

Siberhondrik

Siberhondrik, kişinin tıbbi bilgi aramak için interneti kullanması ve bunun sonucunda sağlığıyla ilgili takıntı sahibi olmasıdır. Yani halk dilinde ‘hastalık hastası olmak’ olarak tabir ettiğimiz durumdur.

Kişinin sağlığıyla ilgili ciddi bir anksiyeteye sahip olduğu siberhondrik hastalığında; kaygılanan kişide yüksek kan basıncı, baş ağrısı, kas gerginliği ve zayıflamış bir bağışlık sistemi görülebilir.

Hikikomori

Japon kültürüne ait bir sosyal geri çekilme sendromudur. Japonya’da sıklıkla yaşanan bu rahatsızlıkta kişi, kendini sosyal hayattan geri çeker ve inzivaya çekilir. Aylarca veya yıllarca çalışamaz ve okula gidemez.

Ego Sörfü

Kişinin internette ve sosyal medya platformlarında, düzenli aralıklarla kendini aratmasıdır. Kişi bu durumda sürekli kendiyle ilgili haberler okumak ister.

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz