searchAKILLI ARAMA
formİLETİŞİM FORMU
tel

MENÜ

kapat

İLETİŞİMDE KALIN

BİZİ TAKİP EDİN

facebook twitter instagram youtube
kapat

AKILLI ARAMA

Size en uygun projeleri listelemek için aşağıdaki kutuları kullanın.

-
kapat

İLETİŞİM FORMU

Projelerimiz ile ilgili bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

İLETİŞİM FORMU

ampulFORMU DOLDURMAYA DEVAM ET
KAPATclose
LIVE IN sinpaş

Denizden Gelen Diyet; Pesketaryen Beslenme

Beslenmenin insan sağlığına ve çevreye olan direkt etkisi anlaşılmaya başlandıkça birçok farklı beslenme biçimi ortaya çıktı ve Pesketaryen beslenme de bu farklı biçimlerin bir örneği. Önceki yazılarımızda incelediğimiz vejetaryenliğin bir alt kolu olan Pesketaryen beslenme biçiminde tıpkı vegan beslenenler gibi büyükbaş, küçükbaş hayvanların ve kanatlı kümes hayvanlarının etleri yenmiyor. Ancak deniz ürünleri ve balık etleri bu beslenme biçiminin en net protein kaynağı olarak görülüyor. Başka bir deyişle pesketaryen kişiler balık yiyebilen vejetaryenler olarak ifade edilebilir.

 

Denizden Ne Çıksa Yerim Diyenlere: Pesketaryen Beslenme

Beslenmenin hayatımızdaki önemi ve sağlığa etkisi artık daha net anlaşılabiliyor ve bu sayede insanlar hayat görüşlerine de uygun olarak alışılageldik hepçil beslenmeden vazgeçip başka beslenme biçimleriyle tanışabiliyorlar.

Pesketaryen beslenme önceki yazılarımızda incelediğimiz vejetaryen beslenmenin bir alt kolu olarak nitelendirilebilir. Merriam-Webster sözlüğünde pesketaryen kişileri “Beslenmesinde balık dışında başka ete yer vermeyen kişi” olarak tanımlıyor.

Balık, içerdiği besin değerleri neticesinde her hafta sofralarımızda olması makbul görülen bir ürün. Yüksek oranda Omega 3 içeriyor olması bizi kalp ve damar hastalıklarından korumaya yardımcı olurken, kemikleri güçlendirmesinden, unutkanlığı ve hatta Alzheimer riskini azaltmasına kadar pek çok faydası olduğuna dair araştırmalar da mevcut.

Kalp hastalıkları ve diyabet riskini de azaltan bu diyetle beslenenlerin normal et yiyenlerin yaşadıkları hastalıklara karşı daha korunaklı oldukları biliniyor. Bu beslenme biçimine hem vegan beslenenlerin hem de vejetaryen beslenenlerin eleştirisi kırmızı ve beyaz eti yemiyorken balık eti yemenin oportünist bir davranış olduğu yönünde.

İlk bakışta gerçekten farklı duran bu durumun da diğer beslenme biçimlerinde olduğu gibi bir felsefesi var. Balıkların sinirleri diğer canlılara göre daha zayıf olduğu ve hayati güdülerinin de yine diğer canlılardan farklı olduğu ifade ediliyor. Örneğin eti en lezzetli balıklardan biri olarak gösterilen somonların üremek pahasına hayatlarını riske attıkları biliniyor. Bu durum da peskateryen beslenmede balıkların kullanılmasının temelini oluşturuyor.

Bu beslenme biçiminde dikkat edilmesi gereken durumlardan biri sofralara eklenecek balıkların içerdiği besin değerleri olmalı. Zira aşırıya kaçan durumlarda vücuda fazla cıva sokulma riski söz konusu olabilir. Bununla birlikte peskateryen beslenme genel olarak zararı olmayan bir beslenme biçimidir.

 

Lezzetin Doruklarında: Mantarlı Karides Güveç

Karides deniz kabuklularının en sıklıkla tercih edilenlerinden ve ayrıca en lezzetli türlerden birisi. Bu güzel lezzeti sebzeler ile soteledikten sonra güvecin de desteğiyle daha lezzetli bir hale getirmek mümkün!

Soğan, sarımsak, domates, biber ve yakıştırdığınız diğer sebzeleri küçük küçük doğrayın. Mantarlarınızı nemli bir temiz bez yardımıyla silmeniz yıkamaktan daha iyi olacaktır zira sulanma riskini engeller. Zeytinyağını bir tavada kızdırdıktan sonra önce renklerini alana kadar soğan ve sarımsağı çevirin. Sonrasında domates ve biberlerinizi ekleyip soteleme işlemini devam ettirin.

Mantarlarınızı da sebzelerinize ekledikten sonra sıra geldi karideslere. Ayıklanmış karideslerinizi de sebzelerle buluşturduktan sonra 2 dakika yüksek ateşte soteleme yapın. Tuz, pul biber, karabiber ve dilediğiniz başka baharatları da ekleyip bir kez daha karıştırın. Sonrasında dilerseniz küçük güveç kaplarına dilerseniz de tek ve büyük bir güvece bu lezzetli karışımı ekleyin. Bundan sonrasında yine tercihe bağlı olarak kaşar rendelemeniz yemeğinize güzel bir dokunuş katacaktır. Tereyağını da bu lezzetin üstüne ekledikten sonra önceden ısıtılmış 200 derecelik fırına güvecinizi verin.

 

Hazırlaması Kolay Protein Deposu: Ton Balıklı Rulo

Ton balığı hemen hemen herkesin sofralarında kendine yer bulabilen bir protein deposu. Salatalara da yemeklere de şahane bir lezzet katan ton balığının çok basit bir şekilde hazırlanabilen bir aperatif malzemesi olduğunu bu tarifte anlayacaksınız.

Kornişon turşu, konserve mısır, dilerseniz maş fasulyesi, mayonez ve tortilla lavaşı ihtiyacımız olan ürünler. Turşu dışındaki diğer ürünleri bir kaba alın ve mayonezi ekledikten sonra iyice karıştırın. Turşuyu da küçük küçük doğradıktan sonra bir kez daha karıştırın.

Bu karışımı tortilla lavaşlarınızın içine paylaştırıp sarın. Sarılan rulonun üstüne yumurta ve süt karışımını sürdükten sonra 180 derecelik fırına verin ve 15 dakika sonra bu şahane lezzetin tadını çıkarın!

Antioksidan açısından çok faydalı olan ton balığı, kanser hücreleriyle savaşarak riski de azaltır. Öte yandan daha sağlıklı ve az riskli yaşamak için blogdaki diğer sağlıklı yaşam önerilerine de göz atmadan geçmeyin!

#liveinsinpaş

Şu İçerikler de Hoşunuza Gidebilir:

E-BÜLTEN

e-mail adresinizi giriniz